1 – Üniversitede – At The University

 

Üniversitede – At The University (1)

Murat: Selam ben Murat, nasıl gidiyor? Hi, I’m Murat, how is  it going?
Mehmet: Selam ben de Mehmet. Bu benim ikinci günüm. Kampüs hayatına  alışmaya çalışıyorum. Hi, I’m Mehmet. This is my second day. I’m trying to get used to the campus life.
Murat: Hangi yatakhanedesin? Which dormitory are you in?
Mehmet: Edison 1 deyim. I’m in Edison 1.
Murat: Komşuyuz, ben de Tesla 2 deyim. We are neighbours. I’m in Tesla 2.
Mehmet: Mühendislerin yatakhaneleri böyle. Hangi fakülte? The engineers’ dorms are like this. Which faculty are you in?
Murat: İnşaat. Umarım çok zor değildir.Biraz korkuyorum. Civil Engineering.I hope it’s not very dificult. I’m a bit  scared.
Mehmet: Sınav dönemi kimse uyumuyor. İlk yılki derslerimizin çoğu ortak. During the exam period no one sleeps. First year, most of our lessons are common.
Murat: Sen hangi fakütedesin? Which faculty are you in?
Mehmet: Ben Elektrik Mühendisliğindeyim, 2. sınıftayım. Electrical Engineering, I’m in the second class.
Murat: Burada kaç  kantin var? How many cafeterias are there here?
Mehmet: Etrafta iki adet var.Biri şu ağaçların arkasında, öteki meydanda postanenin yanında. Bir de yemekhane var. There are two of them around here.One is behind those trees. The other one is at the public square, next to the post office. There is also one dining hall.
Murat: Sen yemeklerden memnun musun? Are you satisfied with the food?
Mehmet:Bizim yemekler oldukça kalitelidir. Her gün üç çeşit sıcak yemek çıkar. Ayrıca tatlı , salata, yoğurt, meyve mutlaka bulunur. Our food is generally good. Every day we have three kinds of warm dishes. In addition, there is always desert, salads, yogurt and fruits.
Murat: Ya fiyatları nasıl? And how about the prices?
Mehmet: Bana sorarsan öğrenciye her şey pahalı. According to me, everything is expensive for a student.
Murat: Doğru. Bir işte çalışabiliyor musun? That’s right. Can you work somewhere?
Mehmet: Ben matematik, fizik dersleri veriyorum. I’m giving maths and physics lessons.
Murat: Seneye ben de verebilirim herhalde.  I guess I can also give lessons next year.
Mehmet: Öğrenci bulmak biraz zor. Şu anda herkes öğrenci arıyor. It is difficult to find students. Actually everybody is looking for students.
Benim sadece üç öğrencim var ama düzenliler. I have only three students but they are regular.
Murat: A  saat 2  olmuş, hemen gitmem lazım. Tanıştığımıza sevindim. Oh! It’s already two o’clock.I have to go. Nice to meet you.
Mehmet: Ben de. Görüşürüz elbet. Nice to meet you too.
Murat: Tamam. İyi dersler. Okay. Have a nice working day.

 

Üniversitede – At The University (2)

Selin: Selam çocuklar, bugünkü sınava hazırlanan var mı? Hi girls, Is anybody ready for the exam?
Hülya: Ben biraz çalıştım ama bu ders çok zor hiçbir şey anlamıyorum I studied a litlle bit but this subject is too difficult, I don’t understand anything.
Serpil: Benim babam kimyacı dün ona bazı soruları sordum. My father is a chemist, yesterday  I asked him some questions.
Selin: Baban hâlâ hatırlıyor mu? Does he still remember?
Serpil: Her şeyi değil tabii. Ben size en önemli iki konuyu anlatayım. Not everything though.I’ll explain two important topics to you.
Selin: Aaaa şimdi anladım. Allah senden razı olsun. Ah! I understood  now. God bless you.
Serpil: Vedat hoca moller üzerinde çok durdu. Mutlaka bir soru oradan gelir. Vedat Hoca insisted very much on the molls. A question will come up from there for sure. Shall we go somewhere after the exam?
 Sınavdan sonra beraber bir yere gidelim mi?
Selin: Olabilir kafeye gidebiliriz ama sonra annemle kuaföre gitmem lazım. That’s possible. We can go to the cafe but later I have to go the the coiffeur with my mom.
Hülya: Ben gelirim. Sonra da yarınki sınava beraber çalışalım. I’ll come and later let’s study together for the tomorrow’s exam.
Serpil: Anlaştık. Sınava 10 dakika var. Saat onda başlayacak. Okay. We have 10 minutes to the exam.It will start at 10.
Hülya: Sınav kaç saat sürüyor? How long does it last?
Serpil: Vedat Hoca genelde bir buçuk saat zaman verir. Vedat Hoca (teacher) usually gives us 1.5 hour.

 

Farklı Cümleler – Different Sentences

Sınav saat ondan saat on bir buçuğa kadar sürüyor. The exam  lasts from 10 o’clock  to the 11.30.
Sınavda ter dökmek
Çocuklar saatlerdir sınavda ter döküyorlar The children have been working hard on the exam for hours.
Derslere alışmak to get used to the lessons
Zor gelmek: to find something difficult
Bu ders bana zor geliyor, anlamıyorum I find this lesson difficult, I don’t understand it.
Vize almak to sit a mid-term examination
Tez yazmak to write a thesis.
Ödev yapmak to do homework
ödevim bugüneydi. my homework was for today
Senin ödevin hangi tarihe? which day is your homework for?
Proje hazırlamak To prepare a project
Kimler dün çalıştı? Who studied yesterday?
İlk sömestr First semestre
Yemekhaneler çok temiz mi? Are the cafeterias clean?
Yatakhanenizden  memnun musunuz? Are you satisfied with the dorms?
Öğrenci bürosu hangi saatler arası açık? Between which hours is the student office open?
Rektörlük binası oldukça uzakta. Oraya yürümek yirmi dakika alır. The rectorate building is quite far, it takes 20 minutes to get there.
Dekan sekreterliği kaçtan kaça açık? Between which hours is the The Dean’s office open?
Fitness binası uzakta mı? Is the gym far?
Bu kampüste havuz var mı? Is there a swimming pool on this campus?
Bu kitabı nereden aldın? Where did you take this book from?
Ders kitapları hangi binada satılıyor? Which building are the textbooks sold in?
Bu kampüse hangi yollardan gelinebilir? What are the access roads to this campus?
Hangi otobüsler bu duraktan geçiyor? Which buses pass by this stop?
Nereye gidiyorsun? Seni bırakabilirim. (arabayla) Where are you going to?
Bir aydır tez yazıyorum, hâlâ bitiremedim. I have been writing a thesis for one month

 

 

 

 

 

Follow turkishfsi:

Latest posts from